ÇIRPINIYOR GECE AVUÇLARIMDA

BURADASIN
tumblr_static_tumblr_leilxigqjf1qbgpo2o1_500_large

ÇIRPINIYOR GECE AVUÇLARIMDA

 

Hüznün ve ayrılığın geceye yakıştığı kadar ne yıldızlar yakışmışlardır mavi gökyüzüne, ne yeni doğan bir bebek annesinin kucağında böyle nazlı durmuştur.

Günün ikinci yarısıdır gece; suskun, dingin ve yorgun… İnsanın kendisiyle baş başa kaldığı, kimseye söyleyemediği dertlerin, elemlerin ayaklanıp ortalığı işgal ettiği zamanlar… Gözyaşının ağır ağır süzüldüğü, yürek kuşunun en hızlı çarptığı demler bu vakitlerde saklıdır. Devrilen bir günün altından kalkılamaz yükü binmiştir yorgun omuzlara… Kanatlanan düşler yine dibe vurmuştur. Hasretler katmerleşmiş, gurbet acısı bir başka koyuluğa bürünmüştür katran karasında… Şimşek yüklü bir bulut gibi çökmüştür kara bahtımız üstümüze. Davetsiz ve cüretkâr…

Nice kıvılcımları yangına; nice yağmur damlalarını azgın fırtınalara dönüştüren gizemli elin adıdır gece…

Gizlemek, örtmektir aslında gecenin vazifesi. Bir yandan gündüz vakti fütursuzca, acımadan, korkmadan işlenen nice çirkinliği örtbas etmeye çalışırken karanlığıyla, bir yandan da günah ve şehvetin farklı bir yüzüne ev sahipliği yapmaktadır kasvetli kisvesinin altında… Aydınlıkta güneşe çıkmaya yüzü olmayanlar geceleri sokakları arşınlamaktadır…

Işığa tahammülü olmayanların can simididir karanlıklar…

Yaz aylarında gece daha sevimli gelir oysa. Kısa sıcak akşamlardan sonra başlar geceyle olan serin sohbetler. Sanki kışın, şehri buza; insanları eve hapseden ayaz karanlıkları ona ait değilmiş gibi… Yazın gelmesiyle pörsümüş, pullanmış derisini üzerinden atan yılanlar gibi gece de tazelenmiş, kıvrılıp misafir olmuştur yalnızlığımıza… Artık duygularımızı, sevinç ve hüzünlerimizi paylaşabileceğimiz uysal bir dosttur…

İşte öyle bir gecede karanlığın koynuna sığınıyorum yine… Vakit gece yarısını geçiyor… Her taraf kör karanlık… Sokaklar ürküyor karanlıktan… Gecenin soğuyan yüzü beni korkutmuyor henüz… Sessizliğin delirten uğultusu kulaklarımda… Diller susuyor, caddeler sükûnete bürünüyor…

Şehrin tüm ışıkları sönmüş neredeyse. Dışarıya bakıyorum ayakta kalmayı başarabilmiş tek tük aydınlıklara takılıyor gözlerim. Kim bilir ya bir hasta evi, ya bir düğün sonrası… Belki de derin bir hesaplaşmanın alevlenen kıvılcımlarıdır ortalığı ışıtan… O an bir yıldız kayıyor gökyüzünden… Belki yeni bir hayat başlıyordur çok uzaklarda…

Panjurunu çoktan indirmiş pencereler dikkatimi çekiyor sonra. Günün yorgunluğuyla göz kapaklarını devirmiş, her şeyden habersizler sanki… Sıra sıra dizilmiş balkonlar ise bir devin iştahla açılmış dudaklarını andırıyor… Sert bir rüzgâr esiyor, perdeler dalgalanıyor. Kesik kesik gelen köpek havlamaları arabaların alarm seslerine karışıyor. Gökyüzüne bakıyorum bulutsuz, masmavi. Yıldızları izliyorum, ayın arkasına gizleniyorlar… Albenisini kaybediyor tüm düşler… ‘’Bir ben miyim tenhasında kalan gecenin’’ dizesini mırıldanırken, uzaktan bir sarhoşun naraları duyuluyor… Fersiz sokak lambasının altında kendini arıyor…

Meçhul sessizliklerin ruhumu esir aldığı bir geceyi daha böyle geçiriyorum. Yaşama sevincimi yitirmiyorum yüreğimdeki zifiri karanlıklara inat… Hüznün namelerinde yorulmadan benliğimi arıyorum… Bir geceyi daha uğurluyorum alnından öperek… Yarın yine gel, gecikme diye sıkı sıkı tembih ediyorum telaşla… Yine aynı vakitte buluşsun istiyorum yalnızlığımız…

Çünkü gecelere bağlıyorum yarınlarımı… Bilmediğim, belki de hiç tatmadığım tarifsiz mutlulukları getirsin beraberinde diyorum kendi kendime… Ama kendisi gibi kör karanlık olmasın muştusu…

Aydınlık olsun…

Aydınlıklar, güzellikler getirsin…

 

AHMET MERSAN

TEMRİN DERGİSİ/32

Bu Yazi Toplam da 1.788 defa okundu


Bu Yaziyi Paylaş :

ÇIRPINIYOR GECE AVUÇLARIMDA Konusuna Ait Etiketler

Benzer Yazilar

mmmajkdjksajkds

MEKTUPSUZ KALAN ZARFLAR

Mayıs 28, 2016
timthumb

BEKLEMEK

Mayıs 28, 2016
window-96719_640

DUVARLARIN GİZİ

Mayıs 27, 2016
kirik-ayna

SIRLI ÇERÇEVE

Mayıs 27, 2016

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?


TemaHEX