KAPI ÖNÜ SOHBETLERİ

BURADASIN
15968-zebil06-5549-950px

Kapı önlerinde, avlu başlarında toplanıp eğleşen komşu kadınlarını bilirsiniz. Sokağın oturanları olmalarının yanında postacı, eleştirmen, muhtar gibi değişil rollerde hepimizin hatıralarında yer almış bu renkli insanları unutmak ne mümkün!

Mahallenin gündemini genelde avlu önünde konuşulanlar belirler. Bu sohbetler genellikle plansızdır. Önceden belirlenen bir saat olmasa da herkes o vakitte beraberdir. Kışın güneşin en parlak olduğu, yazın ikindi sonraları ve akşamüstleri tercih sebebidir. Yer konusunda ise bir sıkıntı yoktur. Önemli olan gönüllerin bir olmasıdır.

Çocukluğumun ilk yılları böyle sohbetlerde geçti. Bizim oraların toplanma merkez çapraz komşumuz Çerkez Gülten Teyze’nin bahçesindeki erik ağacının altıydı. Ayrıca dut ve incir ağaçlarının gölgelerini esirgemediği bu şirin avluda ne meseleler halledilir ne kızlar evlendirilir ne hastalıklara şifa bulunurdu. Avluda yaşananlar bunlarla sınırlı kalmaz, el işleri, fiskoslar, iğne oyaları muhabbetin tuzu biberi olurdu. Büyükler için hayatın en mühim işlerinden olan bahçe toplantıları bizim için, farklı meyve ve tatlara doyduğumuz muzip buluşmalardı.

Daha sonra çeşitli sebeplerle taşındığımız yeni semtler oldu. Şehrin merkezine yaklaştıkça tek katlı evler, ağaçlar ve çocuklar azalıyor; beton yığınları ve trafik gürültüleri insan ruhunu sıkıştırıp bunaltıyordu.

Uzun bir dönem böyle geçti. Yıllar sonra üniversite bitti, ilk görev yerlerimize dağıldık. Tek katlı evlerin sokağına tekrar düştü bahtımız. Yalnız bu sefer farklı olarak sokaklar daralmış, evler iç içe girmiş, bahçeler ortadan kalkmış ya da ufalıp birkaç metrekareye hapsedilmişti. Yoldan geçenlerin görmediği mahrem avlu sohbetleri sokağa taşmış, alenileşmiş, kamuya açık hale gelmişti. Ağaçlara tırmanıp türlü meyveler koparan o yaramaz çocuklar da kaybolmuştu.

Artık sohbetlerde konuşulanlar da değişmişti. Günlük televizyon dizileri, ünlülerin yaşam tarzları ve meşguliyetleri ana gündem halini almıştı. Avlulardan taşan sohbet çemberi artık sokaktan gelen geçenleri de almıştı içine… Yolu sokaklara düşenler artık çok dikkatli olmalıydı. Ütüsüz bir elbise, boyası eskimiş ayakkabı, ellerdeki gizemli poşetler sizi hemen ele verir, içine düştüğünüz halin sebepleri sorgulanırdı. Artık sadece ayna önlerinde değil her köşe başından dönüşte kendinize çeki düzen vermeniz gerekiyordu.

 

Ahmet MERSAN

Bu Yazi Toplam da 1.241 defa okundu


Bu Yaziyi Paylaş :

KAPI ÖNÜ SOHBETLERİ Konusuna Ait Etiketler

Benzer Yazilar

mmmajkdjksajkds

MEKTUPSUZ KALAN ZARFLAR

Mayıs 28, 2016
timthumb

BEKLEMEK

Mayıs 28, 2016
window-96719_640

DUVARLARIN GİZİ

Mayıs 27, 2016

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?


TemaHEX